BlogAna Sayfa
Gayrimenkul Hukuku
15 Mayıs 2026
7 dk okuma

Kat Mülkiyeti Davası: Türleri, Süreci ve 2026 Değişiklikleri

Av. Bilge Kağan Arslaner

Avukat

Kat Mülkiyeti Davası: Türleri, Süreci ve 2026 Değişiklikleri

Kat Mülkiyeti Davası: Türleri, Süreci ve 2026 Değişiklikleri

Apartman ya da site hayatı; komşuluk ilişkileri, ortak kullanım alanları ve aidat yönetimiyle birlikte pek çok hukuki uyuşmazlığı da beraberinde getiriyor. Kat mülkiyeti davası, bu uyuşmazlıkların mahkeme yoluyla çözüme kavuşturulduğu sürecin genel adı. Ve bu süreç, çoğu kişinin sandığından çok daha teknik bir alan.

Kat Mülkiyeti Hukuku Nedir, Hangi Kanun Kapsamındadır?

634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, 23 Haziran 1965'te kabul edilmiş; 2 Temmuz 1965 tarih ve 12038 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmış ve 2 Ocak 1966'da yürürlüğe girmiştir. Türkiye'deki apartman ve site düzeninin temel yasal çerçevesini bu kanun oluşturuyor.

2009 yılında 5912 Sayılı Kanun ile önemli değişiklikler yapıldı. Kat irtifakının resen kat mülkiyetine çevrilmesi ve yapı kullanma izin belgesinin önemi bu değişikliklerle daha net bir çerçeveye oturtuldu.

Mayıs 2026'ya gelindiğinde ise tablo daha da değişti. TBMM Genel Kurulu'nda 7-8 Mayıs 2026 tarihlerinde kabul edilen "Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" ile aidat düzenlemeleri ve yönetici yetkileri köklü biçimde yeniden şekillendi. Bu değişikliklerin Kat Mülkiyeti Kanunu'na ilişkin hükümleri 31 Aralık 2026'da yürürlüğe girecek.

En Sık Açılan Kat Mülkiyeti Davaları

Müvekkillerimizden gelen başvurulara bakıldığında bazı uyuşmazlık türleri defalarca karşımıza çıkıyor. Şunlara yakından bakmak gerekiyor:

1. Aidat Alacağı ve Gecikme Tazminatı Davası

En yaygın uyuşmazlık türü. Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 20. maddesi, gecikme hâlinde aylık %5 gecikme tazminatı uygulanacağını düzenliyor. Yargıtay bu oranın yasal üst sınır olduğunu; kat malikleri kurulu kararıyla artırılamayacağını, ancak düşürülebileceğini net biçimde ortaya koymuş.

Yaygın inanışın aksine, yöneticinin icra takibi başlatmadan önce borçluya noter ihtarnamesi çekme zorunluluğu yok. Doğrudan icra yoluna gidilebilir. Bir diğer sık sorulan mesele: kiracının sorumluluğu. Kiracı, ödenmemiş aidatlardan malik ile birlikte müteselsilen sorumlu tutuluyor — ancak bu sorumluluk kira bedeliyle sınırlı.

2026 değişikliğiyle tabloya yeni bir boyut eklendi: Artık aidat artışları kat malikleri kurulunun onayına tabi olacak. Yöneticinin tek taraflı aidat belirleme yetkisi sınırlandırıldı. Onaylanmış bir işletme projesi yoksa yönetici en geç üç ay içinde geçici işletme projesi hazırlamakla yükümlü. Ve bu geçici proje kapsamındaki avans miktarı, bir önceki yılın yeniden değerleme oranını (YDO) aşamayacak.

2. Ortak Alana Müdahale — Eski Hale Getirme Davası

Balkon duvarına klima montajı, dış cepheye çanak anten kurulumu, ortak koridorun işgal edilmesi... Bunların hepsi aynı hukuki zeminde değerlendiriliyor.

Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca binanın dış cephesi ortak yerlerden sayılıyor. Yargıtay'a göre dış cepheye yapılan her türlü ekleme — klima dış ünitesi dahil — binanın mimari projesine aykırılık oluşturuyor. Bu tür müdahaleler için kat maliklerinin beşte dördünün (4/5) yazılı rızası şart. Bu çoğunluk sağlanmadan yapılan müdahale için "Eski Hale Getirme Davası" açılabiliyor.

3. Evcil Hayvan Besleme Uyuşmazlıkları

Bu konu düşündüğünüzden çok daha nüanslı. İki farklı senaryo söz konusu:

  • Yönetim planında yasak varsa: Hayvanın çevreye rahatsızlık verip vermediğine bakılmaksızın tahliye kararı çıkabiliyor. Tapu siciline şerh edilmiş yönetim planındaki yasak, mutlak sonuç doğuruyor.
  • Yönetim planında yasak yoksa: Tahliye ancak hayvanın gürültü, koku veya saldırganlık yoluyla çevreyi katlanılamaz hâle getirmesi durumunda gündeme gelebiliyor.

Dolayısıyla yönetim planınızın ne dediği kritik. Tapu sicilini kontrol etmeden bu konuda kesin bir şey söylemek mümkün değil.

4. Mesken Niteliğindeki Bağımsız Bölümün İşyeri Olarak Kullanılması

Konut olarak kayıtlı bir dairenin ofis ya da atölye olarak kullanılması Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında ihlal sayılıyor. Bu durum hem idari hem yargısal yollarla önlenebiliyor. [İLGİLİ KONU: Kat Mülkiyeti Kanunu'nda Kullanım Amacına Aykırılık]

5. Gürültü, Koku ve Rahatsızlık Davaları

Bunlar duygusal boyutu en ağır uyuşmazlıklar. Ama hukuki sonuçları da bir o kadar ağır olabiliyor. Yargıtay, Kat Mülkiyeti Kanunu'ndaki "çekilmez hale getirme" standardını aştığı kanıtlanan durumlarda kiracının tahliyesine — hatta malikin bağımsız bölümünün satılmasına — karar verilebileceğini onaylamış. Ciddi bir yaptırım bu.

6. Arsa Payının Düzeltilmesi Davası

Uzun vadeli bir hukuki sorun. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre bina yıkılsa dahi arsa payının düzeltilmesi davasında hukuki yarar devam ediyor. Kentsel dönüşüm süreçlerinde bu konu özellikle önem kazanıyor. [İLGİLİ KONU: Kentsel Dönüşümde Arsa Payı Hesaplaması]

Kat Mülkiyeti Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi. Yetkili mahkeme ise kural olarak taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi. Bu noktada bir hata yapılırsa dava usulden reddedilebiliyor; bu da zaman ve para kaybı demek.

Zorunlu Arabuluculuk Uygulaması

2022 yılında kira, kat mülkiyeti ve komşuluk hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk getirildi. Tahminlere göre bu düzenlemeyle yılda yaklaşık 64 bin dosyanın mahkemeye gitmeden çözüme kavuşturulması hedefleniyor. Yani dava açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu. Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamazsa mahkeme yoluna gidiliyor.

Pratikte durum farklı şekillerde seyredebiliyor: Bazı uyuşmazlıklar arabuluculukta son derece hızlı çözülüyor; bazıları ise doğası gereği uzlaşmaya elverişli değil. Aidat alacakları genellikle arabuluculuğa daha uygun; ortak alan müdahaleleri ise çoğunlukla mahkemeye taşınıyor.

Yönetim Şirketlerine Yetki Belgesi Zorunluluğu Geliyor

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın gündeminde önemli bir düzenleme var. Bakanlık, apartman ve site yönetim şirketlerine yetki belgesi zorunluluğu getirmeyi planlıyor. Bu doğrultuda 23 Ekim 2024'te Ankara'da bir çalıştay düzenlenmiş olup mevzuat taslağı çalışmaları sürüyor.

Taslakla birlikte tesis yönetim şirketlerinin sınıflandırılması, yetkilendirilmesi, çalışan nitelikleri ve denetim esasları belirlenecek. Kurallara uymayan şirketlere faaliyetten yasaklanmaya kadar yaptırım uygulanması öngörülüyor. Bu düzenleme hayata geçtiğinde, yetkisiz yönetim şirketiyle çalışan sitelerde önemli hukuki boşluklar doğabilecek.

Toplu Yapılarda Özel Durumlar

Siteler ve toplu yapılar, tek bina yönetiminden farklı kurallara tabi. Toplu yapı yönetim planının değiştirilmesi için toplu yapı temsilciler kurulu üyelerinin temsil ettikleri bağımsız bölümlerin tam sayısının üçte ikisinin oyu gerekiyor. Bu çoğunluğun sağlanamaması nedeniyle pek çok sitede yönetim planı güncellenemiyor ve sorunlar kronikleşiyor.

Yargıtay, tüzel kişiliği bulunmayan site yönetim kurulunun taşınmazın genel yönetimi dışında kalan işler için dava takip yetkisinin olmadığını da açıkça ortaya koymuş. Yani site yönetimi her konuda dava açamıyor. [İLGİLİ KONU: Toplu Yapı Yönetimi ve Hukuki Statüsü]

Otopark Gibi Ortak Alanlarda Kullanım Hakkı

Bu mesele sitelerde sıkça çıkan bir çatışma noktası. Yargıtay'ın yaklaşımı net: Otopark gibi sınırlı kapasiteli ortak alanlarda "ilk gelen park eder" anlayışı kabul görmüyor. Yönetimin dönüşümlü kullanım veya kura yöntemi gibi adaletli bir çözüm üretmesi gerekiyor. Bu çözümü üretmek yöneticinin sorumluluğu; üretmezse hem idari hem hukuki yaptırımla karşılaşabilir.

Dava Öncesinde Dikkat Edilmesi Gereken Pratik Noktalar

Deneyimlerimizde sıkça görüyoruz ki dava öncesinde yapılan küçük hatalar, süreci çok uzatıyor. Bazı temel noktalara dikkat etmek şart:

  • Yönetim planını mutlaka inceleyin. Tapu siciline şerh edilmiş yönetim planı, pek çok uyuşmazlıkta belirleyici belge.
  • Kat malikleri kurulu kararlarını saklayın. Hangi kararın ne zaman, nasıl alındığı ileride kritik delil olabilir.
  • İhtarname ve yazışmaları düzenli tutun. Özellikle aidat davalarında iletişim kaydı önemli.
  • Arabuluculuk sürecini ciddiye alın. Kötü niyetli ya da hazırlıksız katılım dava sürecinde aleyhinize değerlendirilebilir.
  • Dava zamanaşımına dikkat edin. Aidat alacaklarında genel zamanaşımı süreleri geçerliliğini koruyor.

Durumunuz burada ele alınan kategorilerden farklıysa ya da hangi kat mülkiyeti davasını açmanız gerektiğinden emin değilseniz, bize danışın. Her uyuşmazlık kendine özgü koşullar taşıyor ve doğru hukuki stratejiyi belirlemek için dosyanın tamamına bakmak gerekiyor.

İlgili Yazılar

WhatsApp ile Yaz

Online