İflas Erteleme Nedir? 2026'da Hâlâ Geçerli Mi?
Av. Bilge Kağan Arslaner
Avukat

İflas Erteleme Nedir? 2026'da Hâlâ Geçerli Mi?
Şirketiniz ödeme güçlüğüne düştü, bir yolunu arıyorsunuz — ve karşınıza "iflas erteleme" çıkıyor. Ama durun. Bu kurum, Türk hukukunda artık mevcut değil. Ne zaman kalktığını, yerine ne geldiğini ve bugün ne yapmanız gerektiğini açıklıyoruz.
İflas Erteleme Neydi?
İflas erteleme, borca batık duruma düşen ama iyileşme ihtimali bulunan sermaye şirketleri ile kooperatiflere tanınan bir hukuki imkândı. İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) eski 179. maddesi çerçevesinde, mahkemeye başvuran şirket iflasını belirli bir süre erteleyebiliyordu. Şirket bu süre zarfında bir kayyum denetiminde faaliyetlerini sürdürüyor, alacaklılar ise icra takibi başlatamıyordu.
Uygulamada bu kurumun ciddi sorunları vardı. Süreç defalarca uzatılıyor, şirketler yıllarca erteleme kararı altında kalıyordu. Nitekim Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26 Nisan 2021 tarihli kararında, davacı şirketlerin yasal azami süreden fazla — tam 6 yılı aşkın bir süre — iflas ertelemeden yararlandığı tespit edilmiş ve hukuki yarar yokluğuyla dava usulden reddedilmiştir. Bu tablo, kurumun ne kadar işlevsizleştiğini açıkça gösteriyordu.
İflas Erteleme Ne Zaman Kaldırıldı?
İki aşamalı bir süreç söz konusu.
Birinci aşama: 31 Temmuz 2016 tarihinde yayımlanan 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile iflas erteleme, OHAL süresince fiilen askıya alındı. KHK'ya göre sermaye şirketleri ve kooperatifler bu dönemde iflas erteleme talebinde bulunamayacak; yapılan talepler mahkemelerce herhangi bir araştırma yapılmaksızın derhal reddedilecekti.
İkinci aşama: 28 Şubat 2018'de TBMM'de kabul edilen, 15 Mart 2018'de Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7101 sayılı Kanun ile iflas erteleme kurumu kalıcı olarak kaldırıldı. İİK'nın 179. maddesindeki "iflas erteleme" ibareleri metinden çıkarıldı. Kısaca: 15 Mart 2018'den itibaren iflas erteleme talebinde bulunmak hukuken mümkün değil.
Bir istisna var: 7101 sayılı Kanun'un İİK'ya eklediği Geçici 14. Madde uyarınca, kanunun yürürlüğe girdiği tarihte derdest olan — yani görülmekte olan — iflas erteleme ve konkordato talepleri hakkında, talep tarihindeki eski hükümlerin uygulanması esas alındı. Yani 2018 öncesinde açılmış davalar eski rejimle sonuçlandırıldı.
Yerine Ne Geldi? Konkordato
Yaygın inanışın aksine, iflas ertelemenin kaldırılması şirketlerin elini tamamen boş bırakmadı. Aksine, daha işlevsel olması amaçlanan konkordato müessesesi güçlendirildi ve fiilen tek alternatif hâline getirildi.
İkisi arasındaki en kritik fark şu: İflas ertelemede yalnızca borçlu şirket başvurabilirdi. Konkordatoda ise borçlu şirket veya alacaklılardan herhangi biri gerekçeli dilekçeyle mahkemeye başvurabilmektedir. Bu, alacaklıya da sürecin içinde aktif bir rol tanıyor.
[İLGİLİ KONU: Konkordato Nedir, Nasıl Başvurulur?]
Konkordato Sürecinin Temel Aşamaları
| Aşama | Açıklama |
|---|---|
| Geçici Mühlet | Mahkeme 3 aylık koruma kararı verir, uzatılabilir |
| Kesin Mühlet | Alacaklılar toplantısı, komiser denetimi, en fazla 2 yıl |
| Tasdik veya Red | Mahkeme konkordatoyu onaylar ya da reddeder, iflas açılabilir |
2026'da Tablo Nasıl Görünüyor?
Rakamlar, durumun hiç de hafife alınmaması gerektiğini söylüyor.
Konkordatoilanlari.com İstatistik Platformu verilerine göre, 4 Haziran 2026 itibarıyla analiz edilen toplam konkordato vaka sayısı 17.494'e ulaşmış durumda. Bu vakaların %82,7'si geçici veya kesin mühlet kararı almıştır.
2026 yılının yalnızca ilk iki ayında 1.012 firma konkordato sürecine girdi. İlk dört ayda ise mahkemelerin taleplerini reddettiği dosya sayısı 716'ya çıktı — bu rakam, 2024 yılının toplamını tek başına geçiyor.
Daha çarpıcı bir veri: Aynı dönemde iflas kararı verilen dosya sayısı 89'a yükseldi. Bu, 2025'in aynı dönemine kıyasla %68'lik bir artış. Sadece Nisan 2026'da 27 dosya için iflas kararı çıktı.
Sektörel tabloya bakıldığında 2026'nın ilk dört ayında en yoğun başvuru alanları şöyle:
- Tekstil: 149 geçici mühlet kararı
- İnşaat: 138 dosya
- Metal ürün imalatı: 78 dosya
Süre konusunda gerçekçi olmak gerekiyor. Bir konkordato sürecinin başarıyla tasdikle sonuçlanması ortalama 674 gün alıyor. Talebin reddedilmesi ortalama 405 gün, iflasla sonuçlanması ise ortalama 378 gün sürüyor. Yani bu süreç kısa değil; sabır, doğru strateji ve titiz bir dosyalama gerektiriyor.
Güncel bir örnek: 2 Haziran 2026 tarihinde Borsa İstanbul'da işlem gören Türk İlaç ve Serum Sanayi A.Ş. (TRILC) hakkında Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 3 aylık geçici mühlet kararı verildi. Bu, büyük ölçekli şirketlerin de süreci aktif biçimde kullandığını gösteriyor.
"İflas Erteleme" Arıyorsanız Aslında Buna İhtiyacınız Var
Müvekkillerimizin sıkça sorduğu bir soru şu: "Biz iflas erteleme başvurusu yapabilir miyiz?" Yanıt net — hayır. Ama ihtiyaç duydukları şey genellikle konkordato korumasının ta kendisi.
Dikkat edilmesi gereken bazı noktalar var:
- Konkordato talebi öncesinde ciddi bir mali analiz şart. Mahkemeye sunulacak ön proje ve bilançolar yanlış hazırlanırsa talep baştan reddedilebilir.
- İlk dört aylık veri gösteriyor ki, 2026'da reddedilen başvuru sayısı hızla artıyor. Hazırlıksız dosyalamak hem zaman hem para kaybı.
- Konkordato sürecinde komiser atanır. Komiserle kurulan ilişki ve sunulan belgeler, sürecin seyrini doğrudan etkiler.
- Alacaklıların üçte ikisinin alacak miktarı ve yarısının sayıca onayı olmadan konkordato tasdik edilmiyor. Bu çoğunluğu sağlamak bazen en zorlu aşama.
[İLGİLİ KONU: Konkordato Başvurusunda Gerekli Belgeler Nelerdir?]
Eski İflas Erteleme Kararlarına Ne Oldu?
Pratik bir soru. 2018 öncesinde alınan iflas erteleme kararlarının etkileri zaman zaman hâlâ yargıya taşınıyor. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 22 Ekim 2015 tarihli kararında (E. 2015/24952) önemli bir tespit yapmıştı: İflasın ertelenmesi kararıyla duran zamanaşımı süreleri, bozma ilamının kesinleşme tarihinde yeniden işlemeye başlamaktadır. Dolayısıyla eski dönem alacaklarında zamanaşımı hesabı yaparken bu hususu göz ardı etmemek gerekiyor.
[İLGİLİ KONU: Ticari Alacaklarda Zamanaşımı Süreleri]
Şirketiniz Mali Krizde — Ne Yapmalısınız?
Açıkçası, erken hareket etmek her zaman daha fazla seçenek demek. Borcun baskısı arttıkça, mahkemenin kabul edeceği bir iyileştirme projesi hazırlamak da zorlaşıyor.
Pratikte şunu görüyoruz: Şirketler genellikle çok geç başvuruyor. Nakit akışı tamamen durduğunda ya da alacaklılar icra başlattığında başvurulan konkordato, çok daha önce başlatılsaydı tasdikle sonuçlanabilecek bir sürecin reddedilmesiyle bitiyor.
Şirketinizin içinde bulunduğu durumu değerlendirmek, hangi seçeneğin mümkün olduğunu anlamak ve doğru adımı atmak için bizimle görüşün. Her vakanın kendine özgü dinamikleri var; genel bilgi tek başına yetmez.