Arabuluculuk 2026: Yeni Kurallar, Değişen Riskler ve Bilmeniz Gerekenler
Av. Bilge Kağan Arslaner
Avukat

Arabuluculuk 2026: Yeni Kurallar, Değişen Riskler ve Bilmeniz Gerekenler
Arabuluculuk 2026 itibarıyla artık eski arabuluculuk değil. Hem kapsam genişledi hem yaptırımlar sertleşti hem de ücret tarifesi yeniden belirlendi. Üstelik bu değişikliklerin bir kısmı, farkında olmayan tarafları ciddi hak kayıplarıyla karşı karşıya bırakıyor. Süreç başlamadan doğru adımları atmak, sonucu doğrudan etkiliyor.
Rakamlar Ne Söylüyor?
Adalet Bakanlığı verilerine göre, 2013'ten bu yana arabuluculuk sistemine 8 milyondan fazla dosya girdi. Bu dosyaların 5 milyondan fazlası anlaşmayla kapandı. Sadece 2025 yılında ise 1 milyon 124 bin 200 dosya sonuçlandırıldı. Bu rakamların büyük bölümünü — 920 bini — ihtiyari başvurular oluşturuyor.
Açıkçası bu rakamlar, arabuluculuğun artık kenar bir seçenek olmadığını gösteriyor. Yargı yolundan önce geçilen zorunlu bir kapı haline geldi. Ve bu kapıdan geçerken yapılan hatalar, dava sürecinin tamamını etkileyebilir.
Dava Şartı Kapsamı: 7. Yargı Paketi ile Neler Değişti?
1 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun (7. Yargı Paketi) ile zorunlu arabuluculuk kapsamı önemli ölçüde genişledi. 2026'da hâlâ uygulamada olan bu düzenlemeye göre, dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu olan uyuşmazlıklar şunlardır:
- Ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları
- Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar
- Ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar
- Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan doğan uyuşmazlıklar
- Komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar
- Tarımsal üretim sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklar
- İşçi-işveren uyuşmazlıkları (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu kapsamında)
Bir istisna: Kiralanan taşınmazların ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin uyuşmazlıklarda arabuluculuğa başvuru zorunlu değildir.
Müvekkillerimizin sıkça sorduğu bir soru şu: "Dava açtım ama arabuluculuğa gitmedim, ne olur?" Yanıt nettir — mahkeme davayı dava şartı yokluğundan usulden reddeder. Yargıtay da 6 Ekim 2024 tarihli kararında arabuluculuk dava şartının tamamlanamaz bir dava şartı olduğunu teyit etmiştir. Yani sonradan gidip bu şartı yerine getiremezsiniz.
9. Yargı Paketi ile Gelen En Kritik Değişiklik
Burada durmak gerekiyor. Çünkü 14 Kasım 2024 tarihli 7531 sayılı Kanun (9. Yargı Paketi) ile hayata giren düzenleme, pratikte çok büyük sonuçlar doğuruyor.
Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının ardından yeniden düzenlenen 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesi ve 7036 sayılı Kanun'un 3/12. maddesine göre artık şu kural geçerli:
İlk toplantıya katılmayan taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulacak; bu taraf lehine hükmedilecek vekalet ücretinin de yarısı ödenecektir.
Pratikte durum farklı görünebilir ilk bakışta — "Ben haklıyım, katılmasam ne olur?" diyebilirsiniz. Ama haklı taraf olarak bile toplantıya katılmadıysanız, kazandığınız davada karşı tarafın ödeyeceği masrafların yarısını kendiniz üstleniyorsunuz ve avukatlık ücretinizin yarısını alamıyorsunuz. Ciddi bir mali yaptırım.
Arabuluculukta Alacağın Muaccel Olması Şartı
Yargıtay, 26 Şubat 2024 tarihli kararında önemli bir ilke belirledi: Arabulucuya başvuru için alacağın muaccel olması gerekir. Yani henüz vadesi gelmemiş, talep edilebilir hale gelmemiş bir alacak için arabuluculuk sürecini başlatmak mümkün değil.
Özellikle ticari uyuşmazlıklarda ve işçi alacaklarında bu noktayı gözden kaçırmamak gerekiyor. [MUACCEL ALACAK VE ZAMANAŞIMI konusuna da bakabilirsiniz.]
Arabuluculuk Anlaşmalarında TBK Madde 420 Uygulanmaz
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 20 Nisan 2022 ve 2 Aralık 2022 tarihli kararları, 2026'da da yol gösterici niteliğini koruyor. Bu kararlara göre arabulucu önünde yapılan anlaşmalarda ibra sözleşmelerine ilişkin Türk Borçlar Kanunu'nun 420. maddesi uygulanmıyor.
Ne anlama geliyor bu? İşçi-işveren uyuşmazlıklarında TBK m. 420, belirli alacaklarda ibraya sınırlama getiriyor. Ancak arabuluculuk sürecinde yapılan anlaşmalar bu hükmün dışında kalıyor. Dolayısıyla arabuluculuk anlaşması imzalamadan önce ne üzerinde anlaştığınızı çok iyi bilmeniz gerekiyor.
2026 Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi
26 Aralık 2025 tarihli ve 33119 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan tarife, 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlükte. Temel rakamlar şöyle:
| Uyuşmazlık Türü | Anlaşma Halinde Asgari Ücret |
|---|---|
| Genel (bireysel uyuşmazlıklar) | 9.000 TL |
| Ticari / Ortaklığın Giderilmesi | 13.000 TL |
| Seri Uyuşmazlık (Ticari) | 7.500 TL |
| Seri Uyuşmazlık (Diğer) | 6.000 TL |
Kira uyuşmazlıklarında ücret hesaplaması biraz farklı işliyor:
- Tahliye talepli işlerde: Bir yıllık kira bedelinin yarısı üzerinden tarifenin ikinci kısmına göre
- Kira tespiti işlerinde: Tespit edilen kira farkının bir yıllık tutarı üzerinden tarifenin ikinci kısmına göre
Önemli bir ayrım: Dava şartı arabuluculukta arabulucu taraflardan masraf isteyemez. İhtiyari arabuluculukta ise süreç başlamadan ücret ve masraf avansı talep edebilir. Bu farkı bilmeden sürece girenler zaman zaman şaşırıyor.
Yaygın İnanışın Aksine...
Arabuluculuğun "kolay" bir süreç olduğu düşünülüyor. Hukuki bilgi gerekmez, avukata gerek yok, sadece gidip anlaşırsınız gibi.
Yanlış.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 10 Ekim 2024 tarihli kararında (2024/10147 E., 2024/13332 K.) şu önemli tespiti yaptı: Arabuluculuk, uyuşmazlık bulunmayan durumlarda ibra aracı olarak kullanılamaz. Yani sırf bir belge elde etmek için arabuluculuk sürecini başlatmak, hukuki sonuç doğurmuyor.
Bunun dışında uygulamada gördüğümüz en büyük hatalardan biri şu: Taraflar aceleyle anlaşma belgesi imzalıyor, sonradan ne anlama geldiğini anlamaya çalışıyor. Arabuluculuk anlaşma belgesi ilam niteliğinde belge statüsünde — yani itiraz yolu son derece sınırlı. [ARABULUCULUK ANLAŞMA BELGESİNE İTİRAZ konusuna bakabilirsiniz.]
Süreç Nasıl İşliyor? Adım Adım
1. Başvuru: Arabuluculuk Daire Başkanlığı sistemi üzerinden veya doğrudan arabulucu listesinden seçim yapılarak başvuru yapılır.
2. Arabulucunun Atanması: Taraflar arabulucuyu birlikte seçebilir; anlaşamazlarsa sistem atar.
3. İlk Toplantı: Arabulucu, tarafları en kısa sürede ilk toplantıya davet eder. Bu toplantıya katılmamak artık ciddi sonuçlar doğuruyor (yukarıdaki 9. Yargı Paketi değişikliğine bakın).
4. Müzakere Süreci: Taraflar ve arabulucu bir veya birden fazla toplantıda müzakere yürütür.
5. Sonuç: Anlaşma sağlanırsa tutanak düzenlenir ve imzalanır. Anlaşma olmazsa son tutanak düzenlenerek dava yolu açılır.
İş uyuşmazlıklarında bu süreç genellikle 3-5 hafta, ticari uyuşmazlıklarda ise karmaşıklığa bağlı olarak 1-3 ay arasında tamamlanıyor.
Son Olarak
Arabuluculuk sistemi 13 yılda gerçekten büyüdü ve otururdu. 5 milyonu aşkın anlaşmayla sonuçlanan dosya bunu gösteriyor. Ama büyüyen sistemle birlikte kurallar da karmaşıklaştı, yaptırımlar da ağırlaştı.
Durumunuz bu yazıda anlattıklarımızdan farklıysa — özellikle ilk toplantı davetini aldıysanız, anlaşma belgesi imzalamak üzereyseniz ya da karşı tarafın başlattığı sürece nasıl dahil olacağınızı bilmiyorsanız — bize danışın. Süreci bilmeden atılan adımlar, kazanılabilecek bir davayı kaybettirebilir.